AnasayfaGENEL BİLGİLERTARİHÎ SÜREÇSİYASİ HAYATSTATÜ SORUNUULUSLARARASI POLİTİKADAKİ YERİİNSAN HAKLARI İHLALLERİ

KOSOVA:

Anasayfa

TAKDİM

Kronoloji

KİMLİK BİLGİLERİ

BİYOGRAFİ (Mehmet Akif Ersoy)

Gezi Notları (Kosova'da)

İHH İNSANİ YARDIM VAKFI KOSOVA FAALİYETLERİ

BAĞIMSIZLIK YOLUNDA KOSOVA

Kosova, bir devrin başlangıcı. Osmanlı’nın Osmanlı olmasında çok şeydir Kosova. 1389’da kati bir şekilde başlayan Balkanlardaki Osmanlı varlığı 1912’lere kadar devam etmiş, geçen beş asırdan uzun zaman dilimi, Arnavut ve Boşnak unsurlarla Osmanlı’yı ayrılmaz bir bütün haline getirmiştir. Devlete verilen onlarca Boşnak ve Arnavut veziriazam bunun önemli bir kanıtı kabul edilebilir.

Kosova’nın en eski sakinleri olan Arnavutlar, yurtlarının stratejik değeri nedeniyle olsa gerek Balkanlardaki uzun maceralarında hep büyük güçlerin topraklarının bir parçası olarak kaldılar. Bu uzun tarih çizgisi boyunca Osmanlı’nın Kosova, İşkodra, Yanya ve Manastır vilayetlerine yayılan Arnavut nüfus İslamla şereflendikleri bu dönemde aynı zamanda en müreffeh günlerini yaşadılar. Osmanlının Müslüman milletinin parçalarından biri olarak devletin Boşnak unsurlarıyla birlikte Balkanlardaki istikrar göstergesi oldular. Bu durum bugün de değişmiş değildir. Bosna-Hersek, Arnavutluk ve Kosova büyük ölçüde Türkiye’nin Balkanlardaki istikrar tablosunu oluşturmaktadır.

II. Viyana yenilgisi ile kısmen başlayan ve 1878’lerde bir ucu Anadolu’ya varan çekilme süreci en çok Osmanlı’nın serhat boylarını vurmuştur. Balkanlardaki Ortodoks unsurların hareketlenmeleri bölgedeki Müslümanlarda tarifsiz acılar bırakmıştır. 93 Harbi ile iyice artan göçler, Balkan Savaşları ve ardından başlayan Dünya Savaşı’nda durmamış; hatta iki dünya savaşı arası dönemde de sürmüştür. Sırpların saldırılarıyla bitmeyen hak ihlalleri süreci Arnavutları çift yönlü bir tehlike ile karşı karşıya bırakmıştır: Kendi yurtlarından sürülmek ve vatanlarının yönetimini kaybetmek.

Bugün her türlü ihlale rağmen Arnavutların bu çift yönlü direnişleri sürmektedir. 1913 Londra Sefirler toplantısında onanan Sırp işgali, II. Dünya Savaşı yıllarında bu topraklar kısa süreli olarak el değiştirse de savaş sonunda durum aynı kalmıştır. Arnavutlara Kosova topraklarında verilen belirsiz özerklik, 1963’te en alt düzeye indirilmiş; 1968–74 süreçleri ise Kosova’yı neredeyse cumhuriyetlerle eşit düzeye getirmiştir. Tito sonrası dönemde vahşeti tüm detaylarıyla tanıyan Arnavutlar 1989 süreci ile Miloşeviç’li acı dolu yılların şahidi olmuşlardır. Bu dönemde Arnavutların hakları tamamen gasp edilmiş, Kosova sıradan bir Sırp vilayetine çevrilmiştir.

Komünizmin çökmesiyle Arnavutlar, hem Yugoslavya’nın dağılma savaşlarının yakın şahidi olmuş, hem de o güne kadar Yugoslavya’da bir cumhuriyet haline gelmek olan hedeflerini bağımsızlık olarak değiştirmişlerdir. 1998 Sırp-Arnavut Savaşı süreci Rugovalı pasif direnişin yönünün değiştiği tarih olmuştur. Arnavutlar 15 bine yakın evlatlarını bu savaşta feda etmişlerdir. Kosova’da 1999 Haziran’ından itibaren başlayan “manda yönetimi” hâlâ sürmekte; Arnavutlar kendilerini bağımsız yapacak süreci beklemektedirler. Bu zor ve engellerle dolu süreçte sona doğru yaklaşıldığı ne kadar doğru ise, uluslararası toplumun Kosovalılara bağımsızlığı vermek istemedikleri de o kadar doğru ve gerçektir. Fakat Arnavutlar azimle özgürlüklerini aramaya devam etmektedir.

Murat YILMAZ

Araştırma Komisyonu Başkanı